Eğlenerek öğrenmek

“Mission impossible” ekibi gibi 4 kişi: Birisi bilişim dehası. Birisi sâfi sayısal zeka.  Birisi kurumsal hayata sığamayan bir araştırmacı. Bir tane de ihtiyar kurt.

Hepsinin ilgi alanı İK.

Ha bir de iletişimde zorlanmıyorlar. Yakalamışlar bir iç dinamizm gidiyor.

Dışarıdan kendimizi böyle görüyorum.

Birbirimizle ilgilenmeseydik de hayat geçerdi. Ama bir zevki tattık: Paylaşarak zor bir iş halletmek güzel oluyormuş. Ortak başarı. En Etkili 25 İK’cıyı seçtiğimiz o 23 gün unutulur mu?

O zaman insan tutamıyor kendini. Yapılabilecek projeleri düşünmek çıldırtıyor.

Ama işin püf noktası gene ekip. Biz yetmeyiz. Başka yetenekler de lazım.

Oyunun kuralı: Bize her projede yeni gönüllü insanlar eklemlenecek.

25 İK’cıyı birlikte seçtiğimiz Emre, Dilay, Esra, Elif.. Hiçbir şey yokken bize güvenip katıldılar. Bu gönül onları unutur mu?

Olay hep şöyle gelişecek: Biz bir Zihni Sinir İK projesi düşüneceğiz, onu burada anlatacağız, gönüllülerden her defasında bir ekip oluşturacağız, ayrıntılı süreçlendireceğiz, iş bölümü yapacağız, sonuçlandıracağız, dağılacağız.

Hiçbir kuruma yükümlülüğümüz yok. Hiçbir çıkarımız yok.

Yaptığımızın tek açıklaması kendimizi gerçekleştirme.

İşte onun için “eğlenerek öğrenme” dedik.

*Hakkımızda kısmına buradan ulaşabilirsiniz